Loader
 

HES KODUNUN ALINMAMASININ SONUÇLARI SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜNE BİR ENGEL MİDİR?

HES KODUNUN ALINMAMASININ SONUÇLARI SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜNE BİR ENGEL MİDİR?

HES kodu, içinde bulunduğumuz süreçteki kontrollü sosyal hayat kapsamında, vatandaşların seyahatlerinde Covid-19 açısından herhangi bir risk taşıyıp taşımadığını paylaşmasına ve salgının takibine yarayan bir uygulama olarak hayatımıza girmiştir. Hali hazırda HES kodu olmaksızın toplu taşıma araçlarına binilebilmesi dahil olmak üzere, ülke içinde şehirlerarası seyahat edebilmenin önündeki yegane engel de kodun alınmamış oluşudur. Bu yazımızda HES kodu almayan kişilerin seyahatlerinin otorite tarafından engellenmesindeki yasal gerekçeler ve konunun Seyahat Özgürlüğü hakkına bir müdahale oluşturup oluşturmadığı konusu irdelenmiştir.

Uluslararası Sözleşmeler ile güvence altına alınan seyahat özgürlüğü Anayasal bir hak olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 23. Maddesi ile koruma altına alınmıştır.

Yerleşme ve seyahat hürriyeti başlıklı Madde metninde;

“Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir, Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.” denilmektedir.

Anayasanın bu lafzına baktığımızda; ilk etapta suça ilişkin bir önlem ve müdahale olmadığı sürece HES kodunun alınmamasının seyahat özgürlüğümüze bir engel oluşturduğu düşüncesi doğabilmektedir. Konunun netleştirilmesi adına Seyahat Özgürlüğü hakkına ilişkin somut ve evrensel düzenlemelere bakmak gerekmektedir.

Seyahat Özgürlüğü aslen bir insan hakkı olup, bu hakka ilişkin somut yükümlülükler çoğunlukla Uluslararası Medeni ve Siyasal haklar sözleşmesi (UMSHS) ve diğer küresel insan hakları sözleşmelerinden kaynaklanmaktadır.

Türkiye 15 Ağustos 2000 tarihinde Uluslararası Medeni ve Siyasal haklar sözleşmesini imzalamış olup, Sözleşme Türkiye bakımından 23 Aralık 2003 tarihinden itibaren hüküm doğurmaya başlamıştır.

Sözleşme’nin 12. Maddesi/3. Fıkrasında;

“Yukarıda bahsi geçen haklara, ulusal güvenliği, kamu düzenini, kamu sağlığı ya da genel ahlakı veya başkalarının hak ve özgürlüklerini korumak üzere yasalarla konulmuş ve bu Sözleşmede tanınan diğer haklarla uyumlu olanlar dışında herhangi bir sınırlama konulamaz.” denilmekle, aslen evrensel bir kamu sağlığı problemi olan Covid-19 pandemisi sebebiyle seyahat özgürlüğüne kısıtlama getirilebileceği ortaya çıkmaktadır.

Bu anlamda ülke içinde, gerek şehirlerarası gerekse şehir içi taşımalarda, kanun koyucu tarafından gerekli görülen süre ve oranda sınırlandırma yapılabilecek ve yine kanun koyucunun kullanım zorunluluğu getirdiği HES koduna ilişkin uygulamanın mevcut yasalar ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler kapsamında seyahat özgürlüğüne aykırılık teşkil etmediği söylenebilecektir.

Yorum Yok

Bir Yorum Gönder